يتلوا
Kur'an'da 7 kez geçiyor · sıklık sırası 1.272 · Kesinleşti
KarşılığıSıralar
Sembol anlamı: var, varlık (ي, başta: o); ayırmak, seçmek (ت); biçim, kod (ل); belirlemek (و); veri, ileti (ا, sonda: iletilmiş durum). Bileşke: تل = seçilmiş kodlar · لو = kodun belirlenmesi · وا = belirlenip iletilen · يتلوا = seçilmiş kodları birer birer belirleyip iletir. Tanım: seçilmiş kodları belirli bir sırayla iletmek.
Harflerden anlama
| Harf | Konum | Seçilen anlam | Kural / not |
|---|---|---|---|
| ي | başta | Var, Varlık | Ye başta: o (fiil öznesi) |
| ت | ortada | Ayırmak, Seçmek, Seçim | |
| ل | ortada | Biçim, Şekil, Kod, Suret, Form | |
| و | ortada | Belirlemek, Beliren, Belirgin | |
| ا | sonda | Data, İleti, Veri, Ham madde | Elif sonda: iletilmiş durum |
Bu karşılık Kur'an'daki yerlerin çoğunda oturuyor; bütün yerlerde sınanması sürüyor.
Harf harf ayrışım
| Harf | Ad | Konum | Tablodaki anlamlar | İşaret |
|---|---|---|---|---|
| ي | Ye | başta | Var, Varlık (ى dahil) | |
| ت | Te | ortada | Ayırmak, Seçmek, Ayrılık, Seçim, Tercih, Ayrıştırmak | |
| ل | Lam | ortada | Biçim, Şekil, Kod, Suret, Form | |
| و | Vav | ortada | Belirlemek, Beliren, Belirgin | |
| ا | Elif | sonda | Data, İleti, Veri, Ham madde |
Kaynak: klasik okunuşlar (yalnız karşılaştırma için)
يَتْلُوا 7
Bu bilgi sistemin anlamına karışmaz; aynı yazılışın klasikte hangi farklı okunuşlarla geçtiğini gösterir.
Geçtiği yerler (7)
- Bakara 2:129رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
- Bakara 2:151كَمَآ أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ
- Âl-i İmrân 3:164لَقَدْ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذْ بَعَثَ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلُ لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
- Kasas 28:59وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَٰلِمُونَ
- Cuma 62:2هُوَ ٱلَّذِى بَعَثَ فِى ٱلْأُمِّيِّۦنَ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلُ لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ
- Talâk 65:11رَّسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٍ لِّيُخْرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزْقًا
- Beyyine 98:2رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُوا۟ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً