Tamamlanan ayetler
Bütün kelimeleri çözülmüş ayetler: 325 / 6.236. Okuması kesinleşmiş ayetlerde önce bağlı Türkçe okuma (meal) ve veri / kural, altında kelime kelime karşılıklar (Arapça kelime sırasıyla) yazar. Kelimeler çözüldükçe bu liste kendiliğinden büyür.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Meal: Allah'ın eş nitelikleri yaratıcı, yaşatıcıdır.
Sembol sonucu Oluşum Kaynağın nitelikleri eş olarak işler: biri yaratır, öbürü yaşatır.
Eş nitelikleri · Allah · Yaratıcı · Yaşatıcı
ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Meal: Allah'ın bildirisi evrenlerin düzenleyicisidir.
Sembol sonucu Enformasyon Evrenler bildiriyle düzenlenir: düzeni kuran, kaynaktan aktarılan bildiridir.
Bildiri · Allah · Düzenleyen · Evrenler
ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Meal: Yaratıcı, yaşatıcıdır.
Sembol sonucu İşleyiş Yaratan ile yaşatan aynıdır: oluşum ve sürme tek kaynaktan işler.
Yaratıcı · Yaşatıcı
مَٰلِكِ يَوْمِ ٱلدِّينِ
Meal: İşleyiş evresinin programlayıcısıdır.
Sembol sonucu İşleyiş Her aktarım karşılığıyla geri döner; bunun tamamlandığı evre tek bir programlayıcıya bağlıdır.
Programlayıcı · Evre · İşleyiş
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
Meal: Bütün varlıklar sana muhataptır ve bütün varlıkları serbest bırakan sensin.
Sembol sonucu Entegrasyon Bütün varlıklar tek bir merkeze muhataptır; varlıkları serbest bırakan da o merkezdir.
Bütün varlıklar sana · Muhatabıyız · Ve bütün varlıklar sana · Serbest bırakan
ٱهْدِنَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ
Meal: Bizi bilinçle seçilmiş yörüngeye kılavuzla;
Sembol sonucu İşleyiş Doğru işleyiş, bilinçle seçilmiş bir yörüngede kılavuzlanarak sürer.
Bizi kılavuzla · Yörünge · Bilinçle seçilmiş
صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ
Meal: üzerlerine bahşettiğin olanların yörüngesine; üzerlerine tepki inmiş olanların dışındaki, sapanların da değil.
Sembol sonucu İşleyiş Yörüngeden iki ayrılış yolu vardır: tepkiye uğramak ve sapmak; bahşedilen yörünge ikisinin dışındadır.
Yörünge · Olanlar · Bahşettin · Onların üzerinde · Dışında · Tepkiye uğramış · Onların üzerinde · Ve yok · Sapanlar
إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَخْفَىٰ عَلَيْهِ شَىْءٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ
Özünde · Allah · Yok · Saklı kalır · Onun üzerinde · Nesne · İçinde · Zemin · Ve yok · İçinde · Frekans alanı
إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
Özünde biz · Kesinlikle · Esinledi · Bize doğru · Olması · Kopuş · Üzerinde · -den -dan ve çıkan · Çarpıttı · Ve çekildi
قُل لِّمَنِ ٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهَآ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
De · Çıkan için · Zemin · Ve çıkan · Onun içinde · Özünde · Olageldiniz · Biliyorsunuz
قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Dedi · Firavun · Ve ne · Düzenleyen · Evrenler
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلنَّعِيمِ
Özünde · Olanlar · Benimsediler · Ve uyguladılar · Bağı biçimleyenler · Onlar için · Konumlanmış oluşumlar · Ferahlık
يسٓ
Meal: Varlık fiili.
Sembol sonucu Oluşum Var olan her şey ilk varlık fiiliyle başlar: varlık, harekete geçen fiille meydana gelir.
Varlık fiili
فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ
İçinde · Konumlanmış oluşumlar · Ferahlık
سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ
Dinginlik · Üzerinde · İbrâhîm
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Özünde · Olanlar · Benimsediler · Ve uyguladılar · Bağı biçimleyenler · Onlar için · Getiri · Dışında · Eksiltilmiş
ٱلرَّحْمَٰنُ
Meal: Yaratıcı,
Sembol sonucu Oluşum Oluşumun ilk niteliği yaratıcılıktır.
Yaratıcı
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ
Meal: bireyi yarattı.
Sembol sonucu Oluşum Birey, yaratıcı nitelikten yaratılır.
Yarattı · Birey
فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ
İçinde · Konumlanmış oluşumlar · Ferahlık
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Böylece o · İçinde · Coşku · Rahat
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
İçinde · Konumlanmış oluşum · Üstteki
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Meal: Ve durağanın besinine basınç vermez.
Ve yok · Basınç verir · Üzerinde · Besin · Durağan
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ
Ve olur · Dayanaklar · Bütünüyle yayılmış
كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
Bütünüyle · Ve nur taşıyıcı
وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
Fakat · Çarpıttı · Ve çekildi
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ
İşte · Sana iletildi · Anlatı · Mûsâ
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ
Böylece dedi · Ben · Düzenleyeniniz · En üstteki
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ
Gelince · -den -dan ve çıkan · Kendini ayırdı
وَهُوَ يَخْشَىٰ
Ve o · Kaygılanır
مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ
Yükseltilmiş · Yalınlaştırılmış
وَإِذَا ٱلْقُبُورُ بُعْثِرَتْ
Ve olduğunda · Geçitler · Altüst oldu
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
Meal: Ve işleyiş evresinin ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Ve ne · Sana eriştirdi · Ne · Evre · İşleyiş
ثُمَّ مَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ
Meal: Sonra işleyiş evresinin ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Sonra · Ne · Sana eriştirdi · Ne · Evre · İşleyiş
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ
Ancak · Olanlar · Benimsediler · Ve uyguladılar · Bağı biçimleyenler · Onlar için · Getiri · Dışında · Eksiltilmiş
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
Olan · Onun için · Programlayıcı · Frekans katmanları · Ve zemin · Ve Allah · Üzerinde · Her · Nesne · Tanık
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
Firavun · Ve Semûd
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Ve frekans alanı · Ve yüksek nur
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
Meal: Ve yüksek nurun ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Ve ne · Sana eriştirdi · Ne · Yüksek nur
سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
Meal: Düzenleyeninin en üstteki niteliğine ahenklen;
Ahenklendi · Nitelik · Düzenleyenin · En üstteki
ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
Meal: o ki yarattı, böylece oturttu;
Olan · Yarattı · Böylece oturttu
وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
Meal: ve o ki ayarladı, böylece kılavuzladı;
Ve olan · Ayarladı · Böylece kılavuzladı
وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
Meal: ve o ki besi yerini çıkardı;
Ve olan · Çıkardı · Besi yeri
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
Meal: böylece onu çökelmiş bir posa kıldı.
Böylece onu kıldı · Posa · Çökelmiş
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
Meal: Sana okutacağız; böylece unutmazsın,
Sana okutacağız · Böylece yok · Unutursun
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
Meal: ancak Allah'ın dilediği. Özünde o, görünürü ve saklı kalanı bilir.
Ancak · Ne · Diledi · Allah · Özünde o · Bilir · Görünür · Ve ne · Saklı kalır
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
Meal: Ve seni akıcılık için akıcılaştırırız.
Ve seni akıcılaştırırız · Akıcılık için
فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
Meal: Böylece anımsat; anımsatma özünde yarar sağladı.
Böylece anımsat · Özünde · Yarar sağladı · Anımsatma
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
Meal: Kaygılanan anımsayacak;
Anımsayacak · -den -dan ve çıkan · Kaygılanır
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
Meal: ve en taşkın olan ondan uzaklaşır;
Ve ondan uzaklaşır · En taşkın
ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
Meal: o ki en büyük açıklanamazla bağlantı kurar;
Olan · Bağlantı kurar · Açıklanamaz · En büyük
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
Meal: sonra onun içinde ne ölür ne yaşar.
Sonra · Yok · Ölür · Onun içinde · Ve yok · Yaşar
قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
Meal: Arınan kesinlikle serpildi;
Kesinlikle · Serpildi · -den -dan ve çıkan · Arındı
وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
Meal: ve düzenleyeninin niteliğini anımsadı, böylece bağlantı kurdu.
Ve anımsadı · Nitelik · Onun düzenleyeni · Böylece bağlantı kurdu
بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Meal: Aksine görünüm yaşamını yeğ tutuyorsunuz;
Aksine · Yeğ tutuyorsunuz · Yaşam · Görünüm
وَٱلْءَاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
Meal: ve öte, yapıcı ve en süregen olandır.
Ve öte · Yapıcı · Ve en süregen
إِنَّ هَٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
Meal: Özünde bu, ilk dosyaların içinde biçimlenmiştir;
Özünde · Bu · İçinde biçimlenmiş · Dosyalar · İlk
صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
Meal: İbrâhîm'in ve Mûsâ'nın dosyalarında.
Dosyalar · İbrâhîm · Ve Mûsâ
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ
Meal: İşte, bürüyenin anlatısı sana iletildi.
Sembol sonucu Enformasyon Bürüyen sürecin bilgisi, ayrışmış bir alıcıya anlatı olarak iletilir.
İşte · Sana iletildi · Anlatı · Bürüyen
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ
Meal: Yüzler o evrede sönüktür;
Sembol sonucu İşleyiş Bürüyen evrede bir yüz tipi sönükleşir: aşırı hareket merkeze çekilip söner.
Yüzler · O evrede · Sönük
عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ
Meal: uygulayan, dikilen;
Sembol sonucu İşleyiş Sönük yapı uygulamayı sürdürür ama bağını karşılığa kuramadan dikili kalır.
Uygulayan · Dikilen
تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً
Meal: sarmalayan bir açıklanamaza bağlanır;
Sembol sonucu Entegrasyon Bağını karşılığa kuramayan yapı, sarmalayan ve çözülemeyen bir sürece bağlanır.
Bağlanır · Açıklanamaz · Sarmalayan
تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ
Meal: kaynayan bir gözden sulanır.
Sembol sonucu İşleyiş Bu yapı, kaynağından taşkın açığa çıkan bir akışla beslenir.
Sulanır · -den -dan ve çıkan · Göz · Kaynayan
لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ
Meal: Onlar için besinin var olması ancak kıstırıcıdandır;
Sembol sonucu İşleyiş Kopuk yapının besini, yolunu baskıyla daraltan bir kaynaktan gelir.
Var olma · Onlar için · Besin · Ancak · -den -dan ve çıkan · Kıstırıcı
لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ
Meal: ki o ne canlandırır ne de gereksinimden çözer.
Sembol sonucu İşleyiş Baskıyla daraltan besin ne canlılık kazandırır ne de gereksinimi giderir.
Yok · Canlandırır · Ve yok · Çözer · -den -dan ve çıkan · Gereksinim
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ
Meal: Yüzler o evrede bahşedilmiştir;
Sembol sonucu Oluşum Bürüyen evrede öbür yüz tipi kaynaktan bahşedilenle açığa çıkar.
Yüzler · O evrede · Bahşedilmiş
لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ
Meal: onun devinişi için rahattır;
Sembol sonucu İşleyiş Bahşedilmiş yapı, kendi devinişinin sonucunda karşı güç duymadan yol alır.
Onun devinişi için · Rahat
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
Meal: üstteki bir konumlanmış oluşumun içindedir;
Sembol sonucu Oluşum Bu yapı, kaynaktan dışa açılan üst düzeyde konumlanmış bir oluşumun içindedir.
İçinde · Konumlanmış oluşum · Üstteki
لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةً
Meal: onun içinde saçma işitmezsin.
Sembol sonucu Enformasyon Bu oluşumda biçimi bilinmezliğe düşen frekans alınmaz.
Yok · İşitirsin · Onun içinde · Saçma
فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ
Meal: Onun içinde yol alan bir göz vardır;
Sembol sonucu İşleyiş Bu oluşumda kaynak, yerinde durmadan yol alan bir akış olarak açığa çıkar.
Onun içinde · Göz · Yol alan
فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ
Meal: onun içinde yükseltilmiş devreler,
Sembol sonucu İşleyiş Bu oluşumda hareket, yükseltilmiş ve tekrar eden devreler halinde işler.
Onun içinde · Devreler · Yükseltilmiş
وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ
Meal: ve konulmuş hazneler,
Sembol sonucu Oluşum Bu oluşumda bütünlüğü karşılıkla tutan hazneler yerli yerine konulmuştur.
Ve hazneler · Konulmuş
وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ
Meal: ve saf tutmuş dinlenceler,
Sembol sonucu Entegrasyon Bu oluşumda enerjinin dinlendiği alanlar bağlı bir dizilim halinde sıralanır.
Ve dinlenceler · Saf tutmuş
وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ
Meal: ve saçılmış desenler vardır.
Sembol sonucu Oluşum Bu oluşumda yasaya göre biçimlenmiş desenler çoğalarak her yana saçılır.
Ve desenler · Saçılmış
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ
Meal: Böylece dengeleyicinin nasıl yaratıldığına doğru gözlemiyorlar mı,
Sembol sonucu Enformasyon Dengeleyici yapının yaratılışı gözlenerek oluşumun yasası okunur.
Böylece değil mi · Gözlüyorlar · Doğru · Dengeleyici · Nasıl · Yaratıldı
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ
Meal: ve frekans alanının nasıl yükseltildiğine doğru,
Sembol sonucu Enformasyon Frekans alanının yükseltilişi gözlenerek oluşumun yasası okunur.
Ve doğru · Frekans alanı · Nasıl · Yükseltildi
وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ
Meal: ve dayanakların nasıl dikildiğine doğru,
Sembol sonucu Enformasyon Dayanakların bağla dikilişi gözlenerek oluşumun yasası okunur.
Ve doğru · Dayanaklar · Nasıl · Dikildi
وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ
Meal: ve zeminin nasıl serildiğine doğru?
Sembol sonucu Enformasyon Zeminin serilişi gözlenerek oluşumun yasası okunur.
Ve doğru · Zemin · Nasıl · Serildi
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ
Meal: Böylece anımsat; özünde yalnız sen bir anımsatıcısın.
Sembol sonucu Enformasyon Aktarıcının işlevi anımsatmaktır: bilgiyi sürekli yola koymak.
Böylece anımsat · Özünde yalnız · Sen · Anımsatıcı
لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ
Meal: Sen onların üzerinde dizginleyici olmaktan ayrısın.
Sembol sonucu Enformasyon Aktarıcı, alıcıların üzerinde dizginleyici olmaktan ayrıdır; anımsatma zorlama değildir.
Ayrı · Onların üzerinde · Dizginleyiciyle
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
Meal: Ancak çekilen ve örten çıkarsa,
Sembol sonucu İşleyiş Anımsatmadan çekilip onu örten yapı bu yasanın dışında kalır.
Ancak · -den -dan ve çıkan · Çekildi · Ve örttü
فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ
Meal: böylece Allah onu en büyük kopuşla koparır.
Sembol sonucu İşleyiş Bilgiyi örten yapı, en büyük kopuşla bütünden kopar.
Böylece onu koparır · Allah · Kopuş · En büyük
إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ
Meal: Özünde onların dönüşü bize doğrudur.
Sembol sonucu Entegrasyon Bütün yapıların dönüşü kaynağa doğrudur.
Özünde · Bize doğru · Onların dönüşü
ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم
Meal: Sonra özünde onların hesabı üzerimizdedir.
Sembol sonucu Entegrasyon Dönen her yapının hesabı, karşılık terazisiyle kaynakta tutulur.
Sonra · Özünde · Üzerimizde · Onların hesabı
وَٱلْفَجْرِ
Meal: Ve yarılma;
Sembol sonucu Oluşum Yarılma, işleyişin ölçütü olarak öne konan ilk açılımdır.
Ve yarılma
وَلَيَالٍ عَشْرٍ
Meal: ve dizi biçimlenmeler;
Sembol sonucu İşleyiş Biçimlenme, dizi halinde art arda gelen evrelerle işler.
Ve biçimlenmeler · Dizi
وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ
Meal: ve toplanış ve teklik;
Sembol sonucu Entegrasyon Toplanış ile teklik, aynı işleyişin iki karşıt yönüdür.
Ve toplanış · Ve teklik
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
Meal: ve biçimlenme, aktığında.
Sembol sonucu İşleyiş Biçimlenme, akış halindeyken ölçüt olur.
Ve biçimlenme · Olduğunda · Akar
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِّذِى حِجْرٍ
Meal: İşte şunun içinde, denetim içeren için bir ölçüt vardır.
Sembol sonucu Enformasyon Ölçütler, denetim taşıyan bir varlık için ölçüt işlevi görür.
İşte · İçinde · Şu · Ölçüt · İçeren için · Denetim
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Meal: Düzenleyeninin Âd ile nasıl gerçekleştirdiğini ayırt etmedin mi:
Sembol sonucu Enformasyon Düzenleyenin bir toplulukta gerçekleştirdiği işleyiş, ayırt edilebilen bir örnektir.
Olmadı mı · Ayırt edersin · Nasıl · Gerçekleştirdi · Düzenleyenin · Âd ile
إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ
Meal: özü direkler olan İrem,
Sembol sonucu Oluşum Direkler üzerine kurulan yapı, özünü taşıyıcılarına dayandırır.
İrem · Özü · Direkler
ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ
Meal: ki onun örneği yerleşimin içinde yaratılmadı;
Sembol sonucu Oluşum Bir yapının benzersizliği, yerleşimde örneğinin yaratılmamış olmasıdır.
Ki o · Olmadı · Yaratır · Onun örneği · İçinde · Yerleşim
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
Meal: ve bağlı yapıyı yatakla kat edenler olan Semûd;
Sembol sonucu İşleyiş Bağlı yapıyı yatak boyunca kat etmek, yerleşik bir topluluğun işleyişidir.
Ve Semûd · Olanlar · Kat ettiler · Bağlı yapı · Yatakla
وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ
Meal: ve çapalar içeren Firavun;
Sembol sonucu Oluşum Çapalar, yapıyı yerine sabitleyen öğelerdir.
Ve Firavun · İçeren · Çapalar
ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ
Meal: ki onlar yerleşimin içinde körleştiler,
Sembol sonucu İşleyiş Yerleşimin içinde körleşme, yapının kendi işleyişine kapanmasıdır.
Olanlar · Körleştiler · İçinde · Yerleşim
فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ
Meal: böylece onun içinde bozulmayı çoğalttılar.
Sembol sonucu İşleyiş Körleşen yapı, kendi içinde bozulmayı çoğaltır.
Böylece çoğalttılar · Onun içinde · Bozulma
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Meal: Böylece düzenleyenin onların üzerine bir kopuş vuruşu bağladı.
Sembol sonucu İşleyiş Bozulmayı çoğaltan yapıya, düzenleyenden bir kopuş vuruşu bağlanır.
Böylece bağladı · Onların üzerinde · Düzenleyenin · Vuruş · Kopuş
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ
Meal: Özünde düzenleyenin kavşakla biçimindedir.
Sembol sonucu Entegrasyon Düzenleyen, yolların bağlandığı kavşakta işleyişi biçimler.
Özünde · Düzenleyenin · Kavşakla biçiminde
فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ
Meal: Böylece bireye gelince: düzenleyeni onu tarttığında, böylece onu donattığında ve ona bahşettiğinde, böylece der: Düzenleyenim beni donattı.
Sembol sonucu Enformasyon Tartılıp donatılan birey, donatılmayı düzenleyenin kendisini donatması olarak bildirir.
Böylece gelince · Birey · Olduğunda · Ne · Onu tarttı · Onun düzenleyeni · Böylece onu donattı · Ve ona bahşetti · Böylece der · Düzenleyenim · Beni donattı
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ
Meal: Ve gelince: onu tarttığında, böylece payını onun üzerine ayarladığında, böylece der: Düzenleyenim beni açıkta bıraktı.
Sembol sonucu Enformasyon Payı ayarlanan birey, ayarlamayı açıkta bırakılma olarak bildirir.
Ve gelince · Olduğunda · Ne · Onu tarttı · Böylece ayarladı · Onun üzerinde · Onun payı · Böylece der · Düzenleyenim · Beni açıkta bıraktı
كَلَّا بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ
Meal: Bütünüyle! Aksine ayrı düşmüşü donatmıyorsunuz,
Sembol sonucu Entegrasyon Donatılan yapı ayrı düşmüşü donatmadığında, aldığını aktarmamış olur.
Bütünüyle · Aksine · Yok · Donatıyorsunuz · Ayrı düşmüş
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Meal: ve durağanın besini üzerinde basınç vermiyorsunuz,
Sembol sonucu İşleyiş Durağanın besinine basınç verilmediğinde besin ona akmaz.
Ve yok · Basınç veriyorsunuz · Üzerinde · Besin · Durağan
وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا
Ve tüketiyorsunuz · Devralınan · Tüketme · Olunca
وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّا
Meal: ve sahip olunana koyu bir sarılmayla sarılıyorsunuz.
Sembol sonucu İşleyiş Sahip olunana koyu sarılma, aktarımı kapatır.
Ve sarılıyorsunuz · Sahip olunan · Sarılma · Koyu
كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا
Meal: Bütünüyle! Zemin dağılma dağılma dağıldığında,
Sembol sonucu Oluşum Zeminin art arda dağılması, yapının çözülme evresidir.
Bütünüyle · Olduğunda · Dağıldı · Zemin · Dağılma · Dağılma
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا
Meal: ve düzenleyenin ulaştığında, programlayıcı da saf saf;
Sembol sonucu İşleyiş Çözülme evresinde düzenleyen ve programlayıcılar saf düzeninde ulaşır.
Ve ulaştı · Düzenleyenin · Ve programlayıcı · Saf · Saf
وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ
Ve ulaştırıldı · O evrede · Yüzleşmeyle · O evrede · Anımsar · Birey · Ve benim olmam · Onun için · Anımsatma
يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى
Meal: der: Keşke ben yaşamım için öne aktarsaydım!
Sembol sonucu Enformasyon Birey, yaşamı için öne aktardığını sonradan anımsar.
Der · Keşke ben · Öne aktardı · Yaşamım için
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌ
Meal: Böylece o evrede onun kopuşunu hiçbiri koparmaz,
Sembol sonucu İşleyiş Kopuş evresinde işleyişin kopuşunu ondan başka hiçbir şey gerçekleştirmez.
Böylece o evrede · Yok · Koparır · Onun kopuşu · Bir
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌ
Meal: ve onun kenedini hiçbiri kenetlemez.
Sembol sonucu İşleyiş İşleyişin kenedi başka hiçbir kenetle eşlenmez.
Ve yok · Kenetler · Onun kenedi · Bir
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ
Meal: Ey yatışmış can!
Sembol sonucu Oluşum Yatışmış can, alanına inip yerleşmiş olandır.
Ey · Can · Yatışmış
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً
Meal: Düzenleyenine doğru dön, rahat ve uzlaşılmış olarak;
Sembol sonucu Entegrasyon Yatışmış can, rahat ve uzlaşılmış olarak düzenleyenine döner.
Dön · Doğru · Düzenleyenin · Rahat · Uzlaşılmış
فَٱدْخُلِى فِى عِبَٰدِى
Meal: böylece muhataplarımın içine katıl,
Sembol sonucu Entegrasyon Dönen can, muhatapların içine katılır.
Böylece katıl · İçinde · Muhataplarım
وَٱدْخُلِى جَنَّتِى
Meal: ve konumlanmış oluşumuma katıl.
Sembol sonucu Entegrasyon Dönen can, konumlanmış oluşuma katılır.
Ve katıl · Konumlanmış oluşumum
لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Meal: Yok; bu yerleşimle ölçerim,
Sembol sonucu İşleyiş Yerleşim, işleyişin ölçütü olarak öne konan alandır.
Yok · Ölçerim · Bununla · Yerleşim
وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Meal: ve sen bu yerleşimle erişilebilirsin;
Sembol sonucu Entegrasyon Yerleşim, bireyin erişebildiği alandır.
Ve sen · Erişilebilir · Bununla · Yerleşim
وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ
Meal: ve türeten ve türev olan ne ise:
Sembol sonucu Oluşum Türeten ile türev, aynı ölçütün iki yönüdür.
Ve türeten · Ve ne · Türev
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
Meal: kesin biçimde bireyi gerilim içinde yarattık.
Sembol sonucu Oluşum Birey, gerilim içinde yaratılır.
Kesin biçimde · Yarattık · Birey · İçinde · Gerilim
يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا
Meal: Der: yığın yığın sahip olunanı harcadım.
Sembol sonucu Enformasyon Birey, harcadığı birikimi kendi sözüyle bildirir.
Der · Harcadım · Sahip olunan · Yığın yığın
أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Meal: Onu hiçbirinin ayırt etmediğini varsayar.
Sembol sonucu Enformasyon Birey, harcamasının ayırt edilmediğini varsayar.
Varsayar · Olması · Olmadı · Onu ayırt eder · Bir
أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
Meal: Onun için iki göz kılmadık mı,
Sembol sonucu Oluşum Bireyde algı için iki göz kılınmıştır.
Olmadı mı · Kılarız · Onun için · İki göz
وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ
Meal: ve bir dil ve iki kapak?
Sembol sonucu Oluşum Bireyde aktarım için bir dil ve iki kapak kılınmıştır.
Ve bir dil · Ve iki kapak
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
Meal: Ve onu iki güzergâha kılavuzladık.
Sembol sonucu Enformasyon Birey, iki güzergâha kılavuzlanır.
Ve onu kılavuzladık · İki güzergâh
فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
Meal: Böylece sonucu üstlenmedi.
Sembol sonucu İşleyiş Kılavuzlanan birey, sonucu üstlenmeyebilir.
Böylece yok · Üstlendi · Sonuç
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
Meal: Ve sonucun ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Ve ne · Sana eriştirdi · Ne · Sonuç
فَكُّ رَقَبَةٍ
Meal: Bir boyunduruğun kilidini açma,
Sembol sonucu İşleyiş Sonucu üstlenmek, bir boyunduruğun kilidini açmaktır.
Kilit açma · Boyunduruk
أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ
Meal: veya kıtlık içeren bir evrede besleme:
Sembol sonucu Entegrasyon Kıtlık evresinde beslemek, sonucu üstlenmenin bir yoludur.
Veya · Besleme · İçinde · Evre · İçeren · Kıtlık
يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ
Meal: yakınlık içeren bir ayrı düşmüşü,
Sembol sonucu Entegrasyon Besleme, yakınlık içeren ayrı düşmüşe yönelir.
Ayrı düşmüş · İçeren · Yakınlık
أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ
Meal: veya ayrıklık içeren bir durağanı.
Sembol sonucu Entegrasyon Besleme, ayrıklık içeren durağana da yönelir.
Veya · Bir durağan · İçeren · Ayrıklık
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
Meal: Sonra benimseyen, bağlılıkla iletişen ve yaşatıcılıkla iletişen olanlardan olageldi.
Sembol sonucu Entegrasyon Benimseme ile bağlılıkla ve yaşatıcılıkla iletişim, sonucu üstlenenin işleyişidir.
Sonra · Olageldi · -den -dan ve çıkan · Olanlar · Benimsediler · Ve iletiştiler · Bağlılıkla · Ve iletiştiler · Yaşatıcılıkla
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
Meal: Şunlar, gerçekleşmenin bağlılarıdır.
Sembol sonucu Entegrasyon Sonucu üstlenenler, gerçekleşmeye bağlıdır.
Şunlar · Bağlılar · Gerçekleşme
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Meal: Ve verilerimizi örtenler, onlar taşkınlığın bağlılarıdır.
Sembol sonucu Enformasyon Verileri örtenler, taşkınlığa bağlıdır.
Ve olanlar · Örttüler · Verilerimizle · Onlar · Bağlılar · Taşkınlık
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ
Meal: Onların üzerinde kapatılmış bir açıklanamaz vardır.
Sembol sonucu İşleyiş Kapatılmış açıklanamaz, belirli bir topluluğun üzerinde süren bir haldir.
Onların üzerinde · Açıklanamaz · Kapatılmış
وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا
Meal: Ve ışıma ve onun güç yayılımı;
Sembol sonucu Oluşum Işıma, gücünü dışa yayarak işler.
Ve ışıma · Ve onun güç yayılımı
وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
Meal: ve nur taşıyıcı, ona sıralandığında;
Sembol sonucu İşleyiş Nur taşıyıcı, ışımayı sıralı biçimde izleyerek nuru aktarır.
Ve nur taşıyıcı · Olduğunda · Ona sıralandı
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
Meal: ve açılım, onu netleştirdiğinde;
Sembol sonucu Enformasyon Açılım, ışımayı netleştirerek görünür kılar.
Ve açılım · Olduğunda · Onu netleştirdi
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا
Meal: ve biçimlenme, onu bürüdüğünde;
Sembol sonucu İşleyiş Biçimlenme, ışımayı bürüyerek örter.
Ve biçimlenme · Olduğunda · Onu bürür
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
Meal: ve frekans alanı ve onu yapılandıran ne ise;
Sembol sonucu Oluşum Frekans alanı, yapılandırılarak kurulur.
Ve frekans alanı · Ve ne · Onu yapılandırdı
وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا
Meal: ve zemin ve onu düzleyen ne ise;
Sembol sonucu Oluşum Zemin, düzlenerek taşıyıcı hale getirilir.
Ve zemin · Ve ne · Onu düzledi
وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّىٰهَا
Meal: ve can ve onu oturtan ne ise:
Sembol sonucu Oluşum Can, yerine oturtularak kurulur.
Ve can · Ve ne · Onu oturttu
فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا
Meal: böylece ona yarılışını ve bilinçli seçimini belletti.
Sembol sonucu Enformasyon Cana yarılış ile bilinçli seçim birlikte bellenir; iki yön aynı kodda bulunur.
Böylece ona belletti · Onun yarılışı · Ve onun bilinçli seçimi
قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
Meal: Onu arındıran kesinlikle serpildi;
Sembol sonucu İşleyiş Canı arındıran serpilir.
Kesinlikle · Serpildi · -den -dan ve çıkan · Onu arındırdı
وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
Meal: ve onu içe iten kesinlikle karşılığını buldu.
Sembol sonucu İşleyiş Canı içe iten, yaptığının karşılığını bulur.
Ve kesinlikle · Karşılığını buldu · -den -dan ve çıkan · Onu içe itti
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ
Meal: Semûd, körleşmesiyle çarpıttı;
Sembol sonucu İşleyiş Körleşme, bir topluluğu çarpıtmaya götürür.
Çarpıttı · Semûd · Onun körleşmesiyle
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا
Meal: onun en taşkını ortaya atıldığı an,
Sembol sonucu İşleyiş Çarpıtma, topluluğun en taşkınının ortaya atılmasıyla eyleme geçer.
O an · Ortaya atıldı · Onun en taşkını
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَٰهَا
Meal: böylece Allah'ın yollananı onlara dedi: Allah'ın enerji iletisi ve onun akışı.
Sembol sonucu Enformasyon Yollanan, enerji iletisinin ve akışının korunması gerektiğini bildirir.
Böylece dedi · Onlar için · Yollanan · Allah · Enerji iletisi · Allah · Ve onun akışı
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا
Meal: Böylece onu çarpıttılar, böylece onu kuruttular; böylece onların düzenleyeni, ihlalleriyle onların üzerine dövdü, böylece onu oturttu.
Sembol sonucu Entegrasyon Enerji iletisi kurutulunca ihlal art arda karşılık doğurur ve düzen yeniden oturtulur.
Böylece onu çarpıttılar · Böylece onu kuruttular · Böylece dövdü · Onların üzerinde · Onların düzenleyeni · Onların ihlaliyle · Böylece onu oturttu
وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا
Meal: Ve onun sonucundan gizlenmez.
Sembol sonucu İşleyiş İşleyiş, doğurduğu sonuçtan gizlenmez.
Ve yok · Gizlenir · Onun sonucu
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
Meal: Ve biçimlenme, bürüdüğünde;
Sembol sonucu İşleyiş Biçimlenme, varlığı her yanından bürüyerek işler.
Ve biçimlenme · Olduğunda · Bürür
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
Meal: ve açılım, netleştiğinde;
Sembol sonucu İşleyiş Açılım, biçimlenmenin ardından netleşerek ortaya çıkar.
Ve açılım · Olduğunda · Netleşti
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
Meal: ve kaydı ve üretkeni yaratan ne ise:
Sembol sonucu Oluşum Kayıt ile üretken, aynı yaratılışın iki karşılıklı yönüdür.
Ve ne · Yarattı · Kayıt · Ve üretken
إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
Meal: özünde devinişiniz çeşitli biçimdedir.
Sembol sonucu İşleyiş Devinimler tek biçimde değil, çeşitli biçimlerde işler.
Özünde · Devinişiniz · Çeşitli biçimde
فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
Meal: Böylece indiren ve bilinçle seçene,
Sembol sonucu İşleyiş İndiren ve bilinçle seçen, işleyişin bir yönünü oluşturur.
Böylece gelince · -den -dan ve çıkan · İndirdi · Ve bilinçle seçti
وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
Meal: ve yetkinlikle doğrulayana gelince,
Sembol sonucu Enformasyon Yetkinliği doğrulamak, bilinçli seçimin tamamlayıcısıdır.
Ve doğruladı · Yetkinlikle
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ
Meal: böylece onu akıcılık için akıcılaştıracağız.
Sembol sonucu İşleyiş İndiren, seçen ve doğrulayanın yolu akıcılığa doğru akıcılaştırılır.
Böylece onu akıcılaştıracağız · Akıcılık için
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ
Meal: Ve alıkoyan ve kendini ayırana,
Sembol sonucu İşleyiş Alıkoymak ve kendini ayırmak, işleyişin karşıt yönünü oluşturur.
Ve gelince · -den -dan ve çıkan · Alıkoydu · Ve kendini ayırdı
وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ
Meal: ve yetkinlikle çarpıtana gelince,
Sembol sonucu Enformasyon Yetkinliği çarpıtmak, alıkoymanın tamamlayıcısıdır.
Ve çarpıttı · Yetkinlikle
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
Meal: böylece onu zorlanma için akıcılaştıracağız.
Sembol sonucu İşleyiş Alıkoyan ve çarpıtanın yolu da akıcılaşır, ama zorlanmaya doğru.
Böylece onu akıcılaştıracağız · Zorlanma için
وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
Meal: Ve yoldan ayrıldığında, onun sahip oldukları onun kaynağından ne çözer.
Sembol sonucu İşleyiş Yolundan ayrılan varlığı sahip oldukları çözmez.
Ve ne · Çözer · Onun kaynağından · Onun sahip oldukları · Olduğunda · Yoldan ayrıldı
إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
Meal: Özünde kılavuzluk biçimi üzerimizdedir.
Sembol sonucu Enformasyon Kılavuzluk, kaynağın üzerinde duran bir işleyiştir.
Özünde · Üzerimizde · Kılavuzluk biçimi
وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ
Meal: Ve özünde öte biçimi ve ilk bizim içindir.
Sembol sonucu Oluşum Oluşumun ilk ve öte evreleri aynı kaynağa aittir.
Ve özünde · Bizim için · Öte biçimi · Ve ilk
فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ
Meal: Böylece sizi ayrıştıran bir açıklanamazla uyardım.
Sembol sonucu Enformasyon Ayrıştıran açıklanamaz, işleyişin uyarısı olarak bildirilir.
Böylece sizi uyardım · Açıklanamaz · Ayrıştıran
لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى
Meal: Ona bağlanan yoktur, ancak en taşkın:
Sembol sonucu Entegrasyon Ayrıştıran açıklanamaza yalnız en taşkın olan bağlanır.
Yok · Ona bağlanır · Ancak · En taşkın
ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
Meal: o ki çarpıttı ve çekildi.
Sembol sonucu İşleyiş En taşkın olan, çarpıtıp çekilendir.
Olan · Çarpıttı · Ve çekildi
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
Meal: Ve en bilinçli seçen ondan uzaklaştırılacak:
Sembol sonucu Entegrasyon En bilinçli seçen, ayrıştıran açıklanamazdan uzak tutulur.
Ve ondan uzaklaştırılacak · En bilinçli seçen
ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
Meal: o ki sahip olduklarını sunar, arınarak;
Sembol sonucu Entegrasyon Sahip olduklarını sunan varlık, sunarak arınır.
Olan · Sunar · Onun sahip oldukları · Arınır
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ
Meal: ve onun katında, biri için ödenecek bir bahşedilen yoktur;
Sembol sonucu İşleyiş Sunuş, bir karşılık ödemesi olarak işlemez.
Ve ne · Biri için · Onun katında · -den -dan ve çıkan · Bahşedilen · Ödenir
إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ
Meal: ancak en üstteki düzenleyeninin yüzünü gözetme vardır.
Sembol sonucu Entegrasyon Sunuşun tek yönü, en üstteki düzenleyenin yüzünü gözetmektir.
Ancak · Gözetme · Yüz · Onun düzenleyeni · En üstteki
وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
Meal: Ve ileride uzlaşır.
Sembol sonucu Entegrasyon Karşılık beklemeden sunan, ileride uzlaşıya varır.
Ve ileride · Uzlaşır
وَٱلضُّحَىٰ
Meal: Ve güç yayılımı;
Sembol sonucu Oluşum Güç yayılımı, oluşumun açılan evresidir.
Ve güç yayılımı
وَٱلَّيْلِ إِذَا سَجَىٰ
Meal: ve biçimlenme, durulduğunda:
Sembol sonucu İşleyiş Güç yayılımı ile biçimlenmenin durulması, birbirini izleyen iki karşıt evredir.
Ve biçimlenme · Olduğunda · Duruldu
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ
Meal: Düzenleyenin seni ne salıverdi ne de kavurdu.
Sembol sonucu İşleyiş Düzenleyen, akışı ne keser ne de aşırı yükler.
Ne · Seni salıverdi · Düzenleyenin · Ve ne · Kavurdu
وَلَلْءَاخِرَةُ خَيْرٌ لَّكَ مِنَ ٱلْأُولَىٰ
Meal: Ve ötenin biçimi senin için ilkten yapıcıdır.
Sembol sonucu Oluşum Oluşumun ileri tarafı, ilk tarafından daha yapıcıdır.
Ve öte biçimi · Yapıcı · Senin için · -den -dan ve çıkan · İlk
وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَىٰٓ
Meal: Ve ileride düzenleyenin sana indirecek, böylece uzlaşacaksın.
Sembol sonucu Entegrasyon İndirilen ileti, alıcıda uzlaşma üretir.
Ve ileride · Sana indirir · Düzenleyenin · Böylece uzlaşırsın
أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَـَٔاوَىٰ
Meal: Seni ayrı düşmüş bulmadı mı; böylece barındırdı;
Sembol sonucu Entegrasyon Ayrı düşen varlık bulunur ve barındırılır.
Olmadı mı · Seni bulur · Ayrı düşmüş · Böylece barındırdı
وَوَجَدَكَ ضَآلًّا فَهَدَىٰ
Meal: ve seni sapan buldu, böylece kılavuzladı;
Sembol sonucu Enformasyon Sapan varlık bulunur ve kılavuzlanır.
Ve seni buldu · Sapan · Böylece kılavuzladı
وَوَجَدَكَ عَآئِلًا فَأَغْنَىٰ
Meal: ve seni kaynak arayan buldu, böylece çözdü.
Sembol sonucu İşleyiş Kaynak arayan varlık bulunur ve çözülür.
Ve seni buldu · Kaynak arayan · Böylece çözdü
فَأَمَّا ٱلْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ
Meal: Böylece ayrı düşmüşe gelince, böylece ona güç dayatma;
Sembol sonucu İşleyiş Ayrı düşene güç dayatılmaz; barındırılan barındırır.
Böylece gelince · Ayrı düşmüş · Böylece yok · Güç dayatırsın
وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنْهَرْ
Meal: ve sorgulayana gelince, böylece onu püskürtme;
Sembol sonucu Enformasyon Sorgulayan püskürtülmez; soru, işleyişin bir parçasıdır.
Ve gelince · Sorgulayan · Böylece yok · Püskürtürsün
وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ
Meal: ve düzenleyeninin bahşedilenine gelince, böylece onunla anlat.
Sembol sonucu Enformasyon Bahşedilen, anlatılarak aktarılır.
Ve gelince · Bahşedilenle · Düzenleyenin · Böylece anlat
أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
Meal: Senin için sineni genişletmedik mi?
Sembol sonucu İşleyiş Alıcının sinesi, alım için genişletilir.
Olmadı mı · Genişletiriz · Senin için · Sinen
وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ
Meal: Ve yükümlülüğünü senin kaynağından koyduk,
Sembol sonucu İşleyiş Taşıyanı ezen yükümlülük, alıcının kaynağından alınarak bırakılır.
Ve koyduk · Senin kaynağından · Yükümlülüğün
ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ
Meal: sırtını ezen olanı.
Sembol sonucu İşleyiş Yükümlülük, taşıyıcının dayanağı üzerinde ezici bir baskı olarak işler.
Olan · Ezdi · Sırtın
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
Meal: Ve senin için anılışını odağa taşıdık.
Sembol sonucu Enformasyon Yükten arınan alıcının anılışı odağa taşınır.
Ve odağa taşıdık · Senin için · Anılışın
فَإِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا
Meal: Böylece özünde zorlanmayla birlikte bir akıcılık vardır.
Sembol sonucu İşleyiş Zorlanma ile akıcılık birlikte işler; zorlanma akıcılığı kendi içinde taşır.
Böylece özünde · Birlikte · Zorlanma · Akıcılık
إِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا
Meal: Özünde zorlanmayla birlikte bir akıcılık vardır.
Sembol sonucu İşleyiş Zorlanma ile akıcılığın eşliği tek bir olay değil, yinelenen bir yasadır.
Özünde · Birlikte · Zorlanma · Akıcılık
فَإِذَا فَرَغْتَ فَٱنصَبْ
Meal: Böylece boşaldığında, böylece dikil;
Sembol sonucu İşleyiş Boşalma bir bitiş değil, yeniden dikilişin başlangıcıdır.
Böylece olduğunda · Boşaldın · Böylece dikil
وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرْغَب
Meal: ve düzenleyenine doğru, böylece ara.
Sembol sonucu Entegrasyon Yeniden dikilen, yönünü düzenleyene doğru arayışla belirler.
Ve doğru · Düzenleyenin · Böylece ara
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ
Meal: Ve ayrışan ve özlü;
Sembol sonucu Oluşum Oluşum iki yönle ölçülür: ayrışarak çoğalan ve özünde yoğunlaşan.
Ve ayrışan · Ve özlü
وَطُورِ سِينِينَ
Meal: ve Sînîn kademesi;
Sembol sonucu Oluşum Oluşum kademeler halinde ilerler.
Ve kademe · Sînîn
وَهَٰذَا ٱلْبَلَدِ ٱلْأَمِينِ
Meal: ve bu güvenilir yerleşim.
Sembol sonucu Oluşum Güvenilir yerleşim, oluşumun kararlı hale geldiği alandır.
Ve bu · Yerleşim · Güvenilir
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
Meal: Kesin biçimde bireyi en yetkin kuruluşun içinde yarattık.
Sembol sonucu Oluşum Birey en yetkin kuruluş içinde yaratılır: oluşum en yetkin düzenle başlar.
Kesin biçimde · Yarattık · Birey · İçinde · En yetkin · Kuruluş
ثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ
Meal: Sonra onu aşağıdakilerin aşağısına geri çevirdik;
Sembol sonucu İşleyiş Kuruluşun ardından geri çevrilme gelir: oluşan, aşağıların aşağısına döner.
Sonra · Onu geri çevirdik · Aşağı · Aşağıdakiler
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Meal: ancak benimseyen ve bağı biçimleyenleri uygulayanlar: böylece onlar için eksiltilmişin dışında bir getiri vardır.
Sembol sonucu İşleyiş Benimseme ve bağı biçimleyen uygulama, geri dönüşün dışında kalmayı ve eksiltilmeyen getiriyi sağlar.
Ancak · Olanlar · Benimsediler · Ve uyguladılar · Bağı biçimleyenler · Böylece onlar için · Getiri · Dışında · Eksiltilmiş
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِٱلدِّينِ
Meal: Böylece ardından seni işleyişle ne çarpıtır?
Böylece ne · Seni çarpıtır · Ardından · İşleyişle
أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَحْكَمِ ٱلْحَٰكِمِينَ
Meal: Allah, yargılayanların en yargılayıcısıyla var olur.
Sembol sonucu Entegrasyon Bütün yargılayıcı süreçler, en yargılayıcı olanla var olan tek kaynağa bağlıdır.
Var olur · Allah · En yargılayıcıyla · Yargılayanlar
ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ
Meal: Yaratmış olan düzenleyeninin niteliğiyle oku.
Sembol sonucu Enformasyon Okuma, yaratan düzenleyenin niteliğiyle yapılır.
Oku · Nitelikle · Düzenleyenin · Olan · Yarattı
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِنْ عَلَقٍ
Meal: Bireyi kaynak kodundan yarattı.
Sembol sonucu Oluşum Birey, kaynak kodundan yaratılır.
Yarattı · Birey · -den -dan ve çıkan · Kaynak kodu
ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ
Meal: Oku; ve düzenleyenin cömert olandır.
Oku · Ve düzenleyenin · Cömert
ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ
Meal: kalemle bilgilendiren olan;
Sembol sonucu Enformasyon Bilgilendirme, kalemle yapılır.
Olan · Bilgi · Kalemle
عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
Meal: bireyi bilmediği şeyle bilgilendirdi.
Sembol sonucu Enformasyon Birey, bilmediğiyle bilgilendirilir.
Bilgi · Birey · Ne · Olmadı · Bilir
كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ
Meal: Bütünüyle! Özünde birey, körleşme biçimindedir,
Bütünüyle · Özünde · Birey · Körleşme biçiminde
أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ
Meal: kendini ayırmış hissetmesiyle.
Sembol sonucu İşleyiş Kendini ayrı hisseden birey, körleşme biçimine girer.
Olması · Onu hissetti · Kendini ayırdı
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ
Meal: Özünde dönüş düzenleyenine doğrudur.
Sembol sonucu İşleyiş Her dönüş, onu düzenleyene doğrudur.
Özünde · Doğru · Düzenleyenin · Dönüş
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ
Meal: Durduran olanı hissettin:
Hissettin · Olan · Durdurur
عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ
Meal: bir muhatabı, bağlantı kurduğunda.
Bir muhatap · Olduğunda · Bağlantı kurdu
أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ
Meal: Hissettin: özünde o kılavuzluk üzerinde olageldi,
Hissettin · Özünde · Olageldi · Üzerinde · Kılavuzluk
أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ
Meal: veya bilinçli seçimle komut etti.
Veya · Komut · Bilinçli seçimle
أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
Meal: Hissettin: özünde o çarpıttı ve çekildi;
Hissettin · Özünde · Çarpıttı · Ve çekildi
أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ
Meal: Allah'ın ayırt ettiğini bilmedi mi?
Sembol sonucu İşleyiş Allah ayırt eder.
Olmadı mı · Bilir · Olmasıyla · Allah · Ayırt eder
كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
Meal: Bütünüyle! Durmamış olursa, dizginle yakalarız;
Bütünüyle · Olursa · Olmadı · Durur · Yakalarız · Dizginle
نَاصِيَةٍ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
Meal: çarpıtıcı, sürçen bir dizgini.
Dizgin · Çarpıtıcı · Sürçen
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ
Meal: Böylece seslenişini yöneltmesi için;
Böylece yöneltmesi için · Seslenişi
سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ
Meal: yaptırımcıları yönelteceğiz.
Yönelteceğiz · Yaptırımcılar
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب
Meal: Bütünüyle! Ona boyun eğme; ve uyumlan ve yakınlaş.
Sembol sonucu Entegrasyon Yakınlaşma, karşı tarafa boyun eğmekle değil, uyumlanmakla gerçekleşir.
Bütünüyle · Yok · Ona boyun eğersin · Ve uyumlan · Ve yakınlaş
إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةِ ٱلْقَدْرِ
Meal: Özünde biz onu ayarın biçimlenmesinde kodladık.
Sembol sonucu Enformasyon Kodlama, ayarın biçimlendiği evrede gerçekleşir.
Özünde biz · Onu kodladık · İçinde · Biçimlenme · Ayar
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا لَيْلَةُ ٱلْقَدْرِ
Meal: Ve ayarın biçimlenmesinin ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Ve ne · Sana eriştirdi · Ne · Biçimlenme · Ayar
لَيْلَةُ ٱلْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
Meal: Ayarın biçimlenmesi bir küme devirden yapıcıdır.
Sembol sonucu Oluşum Ayarın biçimlenmesi, bir küme devirden yapıcıdır.
Biçimlenme · Ayar · Yapıcı · -den -dan ve çıkan · Küme · Devir
تَنَزَّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ
Meal: Programlar ve örüntü, onda düzenleyenlerinin onayıyla her komuttan kodlanır.
Sembol sonucu Enformasyon Programlar ve örüntü, düzenleyenin onayıyla her komuttan kodlanır.
Kodlanır · Programlar · Ve örüntü · Onun içinde · Onayıyla · Onların düzenleyeni · -den -dan ve çıkan · Her · Komut
سَلَٰمٌ هِىَ حَتَّىٰ مَطْلَعِ ٱلْفَجْرِ
Meal: O, yarılmanın doğuş yerine kadar dinginliktir.
Sembol sonucu İşleyiş Kodlanan ayar, yarılmanın doğduğu yere kadar dinginlik içinde işler.
Dinginlik · O · Kadar · Doğuş yeri · Yarılma
لَمْ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
Meal: Yazılımın mensuplarından ve ortaklaştıranlardan örtenler, kanıt onlara varıncaya kadar çözülenler olmadılar.
Olmadı · Olagelir · Olanlar · Örttüler · -den -dan ve çıkan · Mensup · Yazılım · Ve ortaklaştıranlar · Çözülenler · Kadar · Onlara varır · Kanıt
رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتْلُوا۟ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً
Meal: Allah'tan çıkan bir yollanan, yalınlaştırılmış dosyaları sıralar.
Yollanan · -den -dan ve çıkan · Allah · Sıralar · Dosyalar · Yalınlaştırılmış
فِيهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌ
Meal: Onun içinde diriliş yazılımları vardır.
Onun içinde · Yazılım · Diriliş
وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَةُ
Meal: Ve yazılım verilenler, ancak kanıt onlara ulaştığının ardından ayrıştılar.
Sembol sonucu Enformasyon Yazılım verilenler, kanıt ulaştıktan sonra ayrışır.
Ve ne · Ayrıştı · Olanlar · Verildiler · Yazılım · Ancak · -den -dan ve çıkan · Ardından · Ne · Onlara ulaştı · Kanıt
وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَذَٰلِكَ دِينُ ٱلْقَيِّمَةِ
Meal: Ve onlar ancak işleyişi onun için özgüleyenler, odaklananlar olarak Allah'ın muhatabı olmaları, bağlantıyı kurmaları ve paylaşımı vermeleri için komut edildiler; ve şu, dirilişin işleyişidir.
Ve ne · Komut edildiler · Ancak · Muhatabı olmaları için · Allah · Özgüleyenler · Onun için · İşleyiş · Odaklananlar · Ve kurmaları · Bağlantı · Ve vermeleri · Paylaşım · Ve şu · İşleyiş · Diriliş
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْمُشْرِكِينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ شَرُّ ٱلْبَرِيَّةِ
Meal: Özünde yazılımın mensuplarından ve ortaklaştıranlardan örtenler, yüzleşmenin açıklanamazı içinde, onun içinde kalıcılar olarak; şunlar, onlar türlerin aşırılığıdır.
Özünde · Olanlar · Örttüler · -den -dan ve çıkan · Mensup · Yazılım · Ve ortaklaştıranlar · İçinde · Açıklanamaz · Yüzleşme · Kalıcılar · Onun içinde · Şunlar · Onlar · Aşırılık · Türler
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ خَيْرُ ٱلْبَرِيَّةِ
Meal: Özünde benimseyen ve bağı biçimleyenleri uygulayanlar; şunlar, onlar türlerin yapıcısıdır.
Sembol sonucu Entegrasyon Benimseyip bağı biçimleyenleri uygulayanlar, türlerin yapıcısıdır.
Özünde · Olanlar · Benimsediler · Ve uyguladılar · Bağı biçimleyenler · Şunlar · Onlar · Yapıcı · Türler
جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُۥ
Meal: Onların hak edişi, düzenleyenleri katında, altından kanalların yol aldığı kaynak açılımının konumlanmış oluşumlarıdır; onun içinde ebediyen kalıcılar olarak. Allah onların kaynağından uzlaştı ve onlar onun kaynağından uzlaştılar. Şu, düzenleyeninden kaygılanan içindir.
Onların hak edişi · Katında · Onların düzenleyeni · Konumlanmış oluşumlar · Kaynak açılımı · Yol alır · -den -dan ve çıkan · Onun altı · Kanallar · Kalıcılar · Onun içinde · Ebediyen · Uzlaştı · Allah · Onların kaynağından · Ve uzlaştılar · Onun kaynağından · Şu · Çıkan için · Kaygılandı · Onun düzenleyeni
إِذَا زُلْزِلَتِ ٱلْأَرْضُ زِلْزَالَهَا
Meal: Zemin sarsıntısıyla sarsıldığında,
Sembol sonucu İşleyiş Zemin, kendine özgü bir sarsıntıyla sarsılır: sarsılma zeminin kendi iç işleyişinden doğar.
Olduğunda · Sarsıldı · Zemin · Onun sarsıntısı
وَأَخْرَجَتِ ٱلْأَرْضُ أَثْقَالَهَا
Meal: ve zemin yoğunluklarını çıkardığında,
Sembol sonucu İşleyiş Sarsılan zemin, içinde biriken yoğunlukları dışa çıkarır.
Ve çıkardı · Zemin · Onun yoğunlukları
وَقَالَ ٱلْإِنسَٰنُ مَا لَهَا
Meal: ve birey «Onun için ne oluyor?» dediğinde,
Sembol sonucu Enformasyon Zemindeki değişim, bireyde soru olarak açığa çıkar.
Ve dedi · Birey · Ne · Onun için
يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا
Meal: o evrede zemin eşsiz olaylarını anlatır,
Sembol sonucu Enformasyon Zemin, üzerinde olan olayların bilgisini taşır ve aktarır.
O evrede · Anlatır · Onun eşsiz olayları
بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا
Meal: düzenleyeninin ona esinlemiş olmasıyla.
Sembol sonucu Enformasyon Zeminin aktarımı, düzenleyenden gelen esinle başlar.
Olmasıyla · Düzenleyenin · Esinledi · Onun için
يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ ٱلنَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا۟ أَعْمَٰلَهُمْ
Meal: O evrede canlılar, uygulamalarını ayırt etmeleri için dağınık olarak yola koyulur.
Sembol sonucu İşleyiş Canlılar, kendi uygulamalarını ayırt etmek için dağınık olarak yola çıkar.
O evrede · Yola koyulur · Canlılar · Dağınık · Ayırt etmeleri için · Onların uygulamaları
فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ
Meal: Böylece parçacık yoğunluğunda yapıcı uygulayan, onu ayırt eder.
Sembol sonucu İşleyiş Parçacık yoğunluğundaki yapıcı uygulama da ayırt edilir.
Böylece çıkan · Uygular · Yoğunluk · Parçacık · Yapıcı · Onu ayırt eder
وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُۥ
Meal: Ve parçacık yoğunluğunda aşırılık uygulayan, onu ayırt eder.
Sembol sonucu İşleyiş Parçacık yoğunluğundaki aşırılık da ayırt edilir.
Ve çıkan · Uygular · Yoğunluk · Parçacık · Aşırılık · Onu ayırt eder
وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًا
Meal: Ve akanlar, soluk soluğa;
Ve akanlar · Soluk soluğa
فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا
Meal: böylece belirginleştirenler, çakarak;
Böylece belirginleştirenler · Çakarak
فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا
Meal: böylece ansızın varanlar, kavuşumda;
Böylece ansızın varanlar · Kavuşum
فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا
Meal: böylece onunla enerji yığınını savurdular;
Böylece savurdular · Onunla · Enerji yığını
فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
Meal: böylece onunla birikimi ortaladılar.
Böylece ortaladılar · Onunla · Birikim
إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ
Meal: Özünde birey, düzenleyeni için tek yönlü biçimdedir.
Sembol sonucu İşleyiş Birey, düzenleyenine karşı tek yönlü biçimlenir.
Özünde · Birey · Düzenleyeni için · Tek yönlü biçiminde
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
Meal: Ve özünde o, şunun üzerinde tanık biçimindedir.
Ve özünde o · Üzerinde · Şu · Tanık biçiminde
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
Meal: Ve özünde o, yapıcıya sarılma için çetin biçimdedir.
Ve özünde o · Sarılma için · Yapıcı · Çetin biçiminde
أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
Meal: Böylece bilmez mi: geçitlerin içinde olan altüst olduğunda,
Böylece değil mi · Bilir · Olduğunda · Altüst oldu · Ne · İçinde · Geçitler
وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
Meal: ve sinelerin içinde olan derlendiğinde,
Ve derlendi · Ne · İçinde · Sineler
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ
Meal: özünde onların düzenleyeni o evrede onlarla haberdar biçimindedir.
Özünde · Onların düzenleyeni · Onlarla · O evrede · Haberdar biçiminde
ٱلْقَارِعَةُ
Meal: Çöküş!
Çöküş
مَا ٱلْقَارِعَةُ
Meal: Çöküş nedir?
Ne · Çöküş
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
Meal: Ve çöküşün ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Ve ne · Sana eriştirdi · Ne · Çöküş
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
Meal: Canlıların bütünüyle saçılmış yaygı olduğu evre,
Evre · Olur · Canlılar · Bütünüyle yaygı · Saçılmış
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
Meal: ve dayanakların kabartılıp bütünüyle yayılmış olduğu evre.
Ve olur · Dayanaklar · Bütünüyle yayılmış · Kabartılmış
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
Meal: Böylece ölçütü yoğunlaşana gelince,
Böylece gelince · -den -dan ve çıkan · Yoğunlaştı · Onun ölçütü
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Meal: böylece o, rahat bir coşkunun içindedir.
Sembol sonucu İşleyiş Ölçütü yoğunlaşan, rahat bir coşkunun içindedir.
Böylece o · İçinde · Coşku · Rahat
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
Meal: Ve ölçütü seyrelene gelince,
Ve gelince · -den -dan ve çıkan · Seyreldi · Onun ölçütü
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
Meal: böylece onun annesi barınaktır.
Böylece onun annesi · Barınak
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
Meal: Ve onun ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Ve ne · Sana eriştirdi · Ne · O
نَارٌ حَامِيَةٌۢ
Meal: Sarmalayan bir açıklanamazdır.
Açıklanamaz · Sarmalayan
أَلْهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
Meal: Biriktirme sizi oyaladı,
Sembol sonucu İşleyiş Biriktirme oyalar.
Sizi oyaladı · Biriktirme
حَتَّىٰ زُرْتُمُ ٱلْمَقَابِرَ
Meal: geçiş yerlerine varıncaya kadar.
Sembol sonucu İşleyiş Biriktirmenin oyalaması, geçiş yerine varılıncaya kadar sürer.
Kadar · Vardınız · Geçiş yerleri
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Meal: Bütünüyle! İleride bileceksiniz.
Sembol sonucu Enformasyon Biriktirmenin sonucu ileride bütünüyle bilinir.
Bütünüyle · İleride · Biliyorsunuz
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Meal: Sonra bütünüyle! İleride bileceksiniz.
Sembol sonucu Enformasyon Bilgi aşamalı gelir: ilk bilişin ardından bütünüyle ikinci biliş gelir.
Sonra · Bütünüyle · İleride · Biliyorsunuz
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ ٱلْيَقِينِ
Meal: Bütünüyle! Kesinliğin bilgisini bilseydiniz,
Sembol sonucu Enformasyon Kesinliğin bilgisi, sonucu süreç tamamlanmadan bildirir.
Bütünüyle · Olsaydı · Biliyorsunuz · Bilgi · Kesinlik
لَتَرَوُنَّ ٱلْجَحِيمَ
Meal: çıkmazı ayırt etmeniz için;
Sembol sonucu Enformasyon Kesin bilgi, çıkmazı önceden ayırt ettirir.
Ayırt etmeniz için · Çıkmaz
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
Meal: sonra onu kesinliğin gözüyle ayırt etmeniz için;
Sembol sonucu Enformasyon Kesinlik iki katmanlıdır: bilgiyle ayırt etmek ve gözle ayırt etmek.
Sonra · Onu ayırt etmeniz için · Göz · Kesinlik
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
Meal: sonra o evrede ferahlığın kaynağından sorgulanmanız için.
Sembol sonucu İşleyiş Ferahlık kaynağıyla birlikte sorgulanır: alınan her rahatlığın kaynağı o evrede açığa çıkar.
Sonra · Sorgulanmanız için · O evrede · Kaynağından · Ferahlık
وَٱلْعَصْرِ
Meal: Ve süreç.
Sembol sonucu İşleyiş Her şey bir süreç içinde ilerler.
Ve süreç
إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَفِى خُسْرٍ
Meal: Özünde birey tükenişin içinde biçimlenmiştir;
Sembol sonucu İşleyiş Birey, süreç içinde tükenişe doğru biçimlenir.
Özünde · Birey · İçinde biçimlenmiş · Tükeniş
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْحَقِّ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ
Meal: ancak benimseyenler, bağı biçimleyenleri uygulayanlar, kuşatan bilinçle iletişenler ve bağlılıkla iletişenler bunun dışındadır.
Sembol sonucu Entegrasyon Tükenişin dışında kalmanın yolu benimseme, bağı biçimleyen uygulama ve kuşatan bilinçle, bağlılıkla iletişimdir.
Ancak · Olanlar · Benimsediler · Ve uyguladılar · Bağı biçimleyenler · Ve iletiştiler · Kuşatan bilinçle · Ve iletiştiler · Bağlılıkla
وَيْلٌ لِّكُلِّ هُمَزَةٍ لُّمَزَةٍ
Meal: Akıbet her iğneleyici, yaftalayıcı için.
Akıbet · Her için · İğneleyici · Yaftalayıcı
ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۥ
Meal: Sahip olunanı biriktiren ve onu sayan,
Sembol sonucu İşleyiş Sahip olunanı biriktirmek ve saymak, sahipliği tek merkeze toplar.
Olan · Biriktirdi · Sahip olunan · Ve onu saydı
يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
Meal: sahip olduklarının onu kalıcı kıldığını kestirir.
Sembol sonucu İşleyiş Biriktirme, sahip olunanın kalıcılık vereceği kestirimine dayanır.
Kestirir · Olması · Onun sahip oldukları · Onu kalıcı kıldı
كَلَّا لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
Meal: Bütünüyle! Ufalayıcının içine dışlanacak.
Bütünüyle · Dışlanacak · İçinde · Ufalayıcı
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
Meal: Ve ufalayıcının ne olduğunu sana ne eriştirdi?
Ve ne · Sana eriştirdi · Ne · Ufalayıcı
نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
Meal: Allah'ın tutuşturulmuş açıklanamazıdır,
Sembol sonucu İşleyiş Ufalayıcı, Allah'ın tutuşturulmuş açıklanamazıdır.
Açıklanamaz · Allah · Tutuşturulmuş
ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
Meal: ki o, gönüllerin üzerine doğar.
Ki o · Doğar · Üzerinde · Gönüller
إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌ
Meal: Özünde o, onların üzerine kapatılmıştır,
Sembol sonucu İşleyiş Tutuşturulmuş açıklanamaz, biriktirenlerin üzerine kapatılır.
Özünde o · Onların üzerinde · Kapatılmış
فِى عَمَدٍ مُّمَدَّدَةٍۭ
Meal: uzatılmış direkler içinde.
Sembol sonucu İşleyiş Kapatılış, uzatılmış direkler içinde gerçekleşir.
İçinde · Direk · Uzatılmış
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَٰبِ ٱلْفِيلِ
Meal: Düzenleyeninin, örtülü biçimin bağlılarına nasıl gerçekleştirdiğini ayırt etmedin mi?
Sembol sonucu Enformasyon Düzenleyenin örtülü biçime bağlı olanlara uyguladığı işleyiş, ayırt edilebilen bir örnektir.
Olmadı mı · Ayırt edersin · Nasıl · Gerçekleştirdi · Düzenleyenin · Bağlılarına · Örtülü biçim
أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِى تَضْلِيلٍ
Meal: Onların güdümünü saptırma içinde kılmadı mı?
Sembol sonucu İşleyiş Örtülü biçimin bağlılarının güdümü, kendi saptırmasının içine yerleştirilir.
Olmadı mı · Kılar · Onların güdümü · İçinde · Saptırma
وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ
Meal: Ve onların üzerine çifter çifter uçucular yolladı,
Sembol sonucu İşleyiş Hafif ve çift çift dizilmiş birimler, bir topluluğun üzerine yollanır.
Ve yolladı · Onların üzerinde · Uçucu · Çifter çifter
تَرْمِيهِم بِحِجَارَةٍ مِّن سِجِّيلٍ
Meal: onları kalıptan taşınmazlarla hedefleyen.
Sembol sonucu İşleyiş Hafif birimler, kalıplaşmış taşınmazlarla hedefe varır.
Onları hedefler · Taşınmazlarla · -den -dan ve çıkan · Kalıp
فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَّأْكُولٍۭ
Meal: Böylece onları bütünüyle savrulmuş, tüketilmiş kıldı.
Sembol sonucu İşleyiş Hedeflenen yapı bütünüyle savrulur ve tüketilir.
Böylece onları kıldı · Bütünüyle savrulmuş · Tüketilmiş
لِإِيلَٰفِ قُرَيْشٍ
Meal: Işınımın kaynaşması için;
Sembol sonucu Entegrasyon Işınımın sürmesi kaynaşmaya bağlıdır.
Kaynaşması için · Işınım
إِۦلَٰفِهِمْ رِحْلَةَ ٱلشِّتَآءِ وَٱلصَّيْفِ
Meal: onların kaynaşması: büzülme ve yayılma salınımı.
Sembol sonucu İşleyiş Kaynaşma, büzülme ile yayılma arasındaki salınımla sürer.
Onların kaynaşması · Salınım · Büzülme · Ve yayılma
فَلْيَعْبُدُوا۟ رَبَّ هَٰذَا ٱلْبَيْتِ
Meal: Böylece bu yuvayı düzenleyenin muhatabı olsunlar;
Sembol sonucu Entegrasyon Kaynaşmanın sonucu, düzenleyene muhatap olmaktır.
Böylece muhatabı olsunlar · Düzenleyen · Bu · Yuva
ٱلَّذِىٓ أَطْعَمَهُم مِّن جُوعٍ وَءَامَنَهُم مِّنْ خَوْفٍۭ
Meal: o ki onları gereksinimden çıkarıp besledi ve gizlenmeden çıkarıp güvende kıldı.
Sembol sonucu İşleyiş Düzenleyen gereksinimi besleyerek, gizlenmeyi güvenle giderir.
Olan · Onları besledi · -den -dan ve çıkan · Gereksinim · Ve onları güvendirdi · -den -dan ve çıkan · Gizlenme
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ
Meal: İşleyişi çarpıtan olanı hissettin:
Sembol sonucu İşleyiş İşleyişi çarpıtan yapı hissedilerek ayırt edilebilir; çarpıtma gözlenebilen bir süreçtir.
Hissettin · Olan · Çarpıtır · İşleyişle
فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ
Meal: Böylece şu, ayrı düşmüşü kendi merkezine yönelten olandır;
Sembol sonucu İşleyiş İşleyişi çarpıtan, ayrı düşmüşü kendi merkezine yöneltir.
Böylece şu · Olan · Yöneltir · Ayrı düşmüş
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Meal: ve durağanın besinine basınç vermez.
Sembol sonucu İşleyiş Durağanın beslenmesine basınç vermemek, işleyişi çarpıtmanın bir belirtisidir.
Ve yok · Basınç verir · Üzerinde · Besin · Durağan
فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ
Meal: Böylece akıbet, bağlananlar içindir;
Sembol sonucu Entegrasyon Her bağlantı kendi akıbetini taşır; akıbeti belirleyen, bağın nasıl kurulduğudur.
Böylece akıbet · Bağlananlar için
ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
Meal: onlar ki bağlarının kaynağından uzak, yüzeyde kalanlardır;
Sembol sonucu Entegrasyon Bağın kaynağından uzak kalan, yüzeyde kalır.
Olanlar · Onlar · Kaynağından · Onların bağı · Yüzeyde kalanlar
ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ
Meal: onlar ki kendilerini hissettirenlerdir;
Sembol sonucu Enformasyon Kaynağından uzak bağ, kendini hissettirmeye yönelir.
Olanlar · Onlar · Kendilerini hissettiriyorlar
وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ
Meal: ve olanağı kendilerinde tutuyorlar.
Sembol sonucu İşleyiş Yüzeyde kalan bağ, olanağı kendinde tutar, aktarmaz.
Ve kendilerinde tutuyorlar · Olanak
إِنَّآ أَعْطَيْنَٰكَ ٱلْكَوْثَرَ
Meal: Özünde biz sana bolluğu indirdik.
Sembol sonucu Enformasyon Bolluk, kaynaktan alıcıya indirilerek aktarılır.
Özünde biz · Sana indirdik · Bolluk
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَٱنْحَرْ
Meal: Böylece düzenleyenin için bağlan ve kavrayışını aç.
Sembol sonucu Entegrasyon İndirilen bolluk, düzenleyene bağlanarak ve kavrayış açılarak sürdürülür.
Böylece bağlan · Düzenleyenin için · Ve kavrayışını aç
إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ ٱلْأَبْتَرُ
Meal: Özünde sana öfkelenen, kopuk kalanın ta kendisidir.
Sembol sonucu Entegrasyon Kaynağa öfkelenen, kendini bütünden koparır.
Özünde · Sana öfkelenen · O · Kopuk
قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْكَٰفِرُونَ
Meal: De: Ey örtenler!
Sembol sonucu Enformasyon Örtenlere yönelen bildiri, ayrımı açıkça söyleyerek başlar.
De · Ey · Örtenler
لَآ أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ
Meal: Muhatabı olduğunuz şeyin muhatabı değilim.
Sembol sonucu Entegrasyon Muhatap olunan farklıysa muhataplık birleşmez.
Yok · Muhatabıyım · Ne · Muhatabı oluyorsunuz
وَلَآ أَنتُمْ عَٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ
Meal: Ve siz de muhatabı olduğum şeyin muhatabı olanlar değilsiniz.
Sembol sonucu Entegrasyon Muhataplığın yönü farklı olan iki taraf, aynı muhataplıkta buluşmaz.
Ve yok · Siz · Muhatap olanlar · Ne · Muhatabıyım
وَلَآ أَنَا۠ عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ
Meal: Ve ben de muhatabı olduğunuz şeyin muhatabı olan değilim.
Sembol sonucu Entegrasyon Bir tarafın kurduğu muhataplık, öbür tarafa aktarılmaz.
Ve yok · Ben · Muhatap olan · Ne · Muhatabı oldunuz
وَلَآ أَنتُمْ عَٰبِدُونَ مَآ أَعْبُدُ
Meal: Ve siz de muhatabı olduğum şeyin muhatabı olanlar değilsiniz.
Sembol sonucu Entegrasyon Muhataplığın yönü farklı olan iki taraf, aynı muhataplıkta buluşmaz.
Ve yok · Siz · Muhatap olanlar · Ne · Muhatabıyım
لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِىَ دِينِ
Meal: Sizin işleyişiniz sizin içindir, işleyiş de benim içindir.
Sembol sonucu İşleyiş Her varlığın işleyişi kendine aittir; iki ayrı işleyiş birbirine karışmaz.
Sizin için · Sizin işleyişiniz · Ve benim için · İşleyiş
إِذَا جَآءَ نَصْرُ ٱللَّهِ وَٱلْفَتْحُ
Meal: Allah'ın desteği ve kavrayış ulaştığında,
Sembol sonucu Enformasyon Destek ve kavrayış tek kaynaktan ulaşır.
Olduğunda · Ulaştı · Destek · Allah · Ve kavrayış
وَرَأَيْتَ ٱلنَّاسَ يَدْخُلُونَ فِى دِينِ ٱللَّهِ أَفْوَاجًا
Meal: ve canlıların dalga dalga Allah'ın işleyişine katıldıklarını hissettiğinde,
Sembol sonucu Entegrasyon Destek ve kavrayış ulaştığında canlılar bütüne dalga dalga katılır.
Ve hissettin · Canlılar · Katılıyorlar · İçinde · İşleyiş · Allah · Dalga dalga
فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَٱسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابًۢا
Meal: böylece düzenleyeninin bildirisiyle ahenklen ve onun örtüsünü dile; özünde o, döndüren olageldi.
Sembol sonucu İşleyiş Düzenleyen, bildirisiyle ahenklenip örtü dileyeni döndürür.
Böylece ahenklen · Bildiriyle · Düzenleyenin · Ve örtüsünü dile · Özünde o · Olageldi · Döndüren
تَبَّتْ يَدَآ أَبِى لَهَبٍ وَتَبَّ
Meal: Alevin babasının iki yönlendiricisi koptu ve o da koptu.
Sembol sonucu İşleyiş Yönlendiricileri kopan yapı, kendisi de kopar.
Koptu · İki yönlendirici · Baba · Alev · Ve koptu
مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ
Meal: Ne sahip oldukları ne de kazandığı onun için bir şey çözdü.
Sembol sonucu İşleyiş Sahip olunan ve kazanılan, kopuşu çözmez.
Ne · Çözdü · Onun kaynağından · Onun sahip oldukları · Ve ne · Kazandı
سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ
Meal: Alev özlü bir açıklanamaza bağlanacak.
Sembol sonucu Entegrasyon Alev niteliği taşıyan, alev özlü açıklanamaza bağlanır.
Bağlanacak · Açıklanamaz · Özü · Alev
وَٱمْرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلْحَطَبِ
Ve onun kadını · Taşıyıcı · Yem
فِى جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍۭ
Meal: Onun ekseninde örgüden bir sarmal vardır.
Sembol sonucu Oluşum Eksende örgüden oluşan bir sarmal bulunur.
İçinde · Onun ekseni · Sarmal · -den -dan ve çıkan · Örgü
قُلْ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ
Meal: De: O Allah birdir.
Sembol sonucu Oluşum Her şeyin kaynağı birdir.
De · O · Allah · Bir
ٱللَّهُ ٱلصَّمَدُ
Meal: Allah bağlanılandır.
Sembol sonucu Entegrasyon Bütün bağlar tek bir merkeze bağlanır.
Allah · Bağlanılan
لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ
Meal: Türetmedi ve türetilmedi.
Sembol sonucu Oluşum Kaynak kendi biçimini aktarıp türetmez; kendisi de bir şeyden türetilmez.
Olmadı · Türetir · Ve olmadı · Türetilir
وَلَمْ يَكُن لَّهُۥ كُفُوًا أَحَدٌۢ
Meal: Ve onu bütünüyle kapsayan hiçbiri olagelmedi.
Sembol sonucu Oluşum Kaynağı bütünüyle kapsayan hiçbir şey yoktur.
Ve olmadı · Olagelir · Onun için · Kapsayan · Bir
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ
Meal: De: Aydınlanmanın düzenleyenine sığınırım,
Sembol sonucu İşleyiş Aşırılıklardan korunma, aydınlanmanın düzenleyenine sığınmakla olur.
De · Sığınırım · Düzenleyene · Aydınlanma
مِن شَرِّ مَا خَلَقَ
Meal: yarattığı şeyin aşırılığından,
Sembol sonucu İşleyiş Yaratılan her şey aşırılık üretebilir.
-den -dan ve çıkan · Aşırılık · Ne · Yarattı
وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ
Meal: ve karardığında karartının aşırılığından,
Sembol sonucu İşleyiş Karartı derinleştiğinde kendi aşırılığını üretir.
Ve çıkan · Aşırılık · Karartı · Olduğunda · Karardı
وَمِن شَرِّ ٱلنَّفَّٰثَٰتِ فِى ٱلْعُقَدِ
Ve çıkan · Aşırılık · Körükleyenler · İçinde · Düğümler
وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Meal: ve göz diktiğinde göz dikenin aşırılığından.
Sembol sonucu İşleyiş Göz dikmenin aşırılığı, göz dikme eyleme geçtiğinde ortaya çıkar.
Ve çıkan · Aşırılık · Göz diken · Olduğunda · Göz dikti
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ
Meal: De: Canlıların düzenleyenine sığınırım,
Sembol sonucu İşleyiş Canlıların korunağı, onları düzenleyendir.
De · Sığınırım · Düzenleyene · Canlılar
مَلِكِ ٱلنَّاسِ
Meal: canlıların programlayıcısına,
Sembol sonucu Enformasyon Canlılar bir programla yönetilir.
Programlayıcı · Canlılar
إِلَٰهِ ٱلنَّاسِ
Meal: canlıların ilahına,
Sembol sonucu İşleyiş Canlılar üç katmanda yönetilir: düzenleyen, programlayıcı ve ilah.
İlah · Canlılar
مِن شَرِّ ٱلْوَسْوَاسِ ٱلْخَنَّاسِ
Meal: takıntının, dürtünün aşırılığından,
Sembol sonucu Enformasyon Takıntı ve dürtü aşırılık üretir; korunma, canlıların düzenleyenine sığınmakla olur.
-den -dan ve çıkan · Aşırılık · Takıntı · Dürtü
ٱلَّذِى يُوَسْوِسُ فِى صُدُورِ ٱلنَّاسِ
Meal: o ki canlıların sinelerinde titreştirir,
Sembol sonucu Enformasyon Takıntı ve dürtü, canlıların sinelerinde titreşim olarak işler.
Olan · Titreştirir · İçinde · Sineler · Canlılar
مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ
Meal: konumlanmış oluşumdan ve canlılardan.
Sembol sonucu Enformasyon Sinelerde titreşen dürtünün kaynağı iki yönlüdür: konumlanmış oluşum ve canlılar.
-den -dan ve çıkan · Konumlanmış oluşum · Ve canlılar
Bir kelime kala
268 ayette yalnız bir kelime eksik. Aşağıdaki kelimeler çözülünce tamamlanacak ayet sayısı:
| Kelime | Tamamlanacak ayet | Örnek |
|---|---|---|
| للمكذبين | 12 | 52:11, 77:15, 77:19, 77:24, 77:28 |
| حم | 7 | 40:1, 41:1, 42:1, 43:1, 44:1 |
| الم | 6 | 2:1, 3:1, 29:1, 30:1, 31:1 |
| أمين | 5 | 26:107, 26:125, 26:143, 26:162, 26:178 |
| تنزيل | 4 | 32:2, 41:2, 56:80, 69:43 |
| العظيم | 3 | 56:74, 56:96, 69:52 |
| جزاء | 3 | 20:76, 46:14, 56:24 |
| المرسلين | 3 | 26:123, 26:141, 37:37 |
| وهرون | 3 | 7:122, 26:48, 37:120 |
| تذكرة | 3 | 20:3, 74:54, 80:11 |
| الحاقة | 3 | 69:1, 69:2, 69:3 |
| ءامنا | 2 | 7:121, 26:47 |
| مستقيم | 2 | 15:41, 36:4 |
| اليمين | 2 | 56:90, 74:39 |
| وكذبوا | 2 | 5:10, 5:86 |
| تبصرون | 2 | 69:38, 69:39 |
| وعيون | 2 | 26:147, 44:52 |
| يخفف | 2 | 2:162, 3:88 |
| الأرائك | 2 | 83:23, 83:35 |
| تحكمون | 2 | 37:154, 68:36 |
| بعزيز | 2 | 14:20, 35:17 |
| المأوي | 2 | 79:39, 79:41 |
| لوقع | 2 | 51:6, 52:7 |
| سيعلمون | 2 | 78:4, 78:5 |
| طسم | 2 | 26:1, 28:1 |
| المسحرين | 2 | 26:153, 26:185 |
| ذكره | 2 | 74:55, 80:12 |
| مرقوم | 2 | 83:9, 83:20 |
| يؤمنون | 1 | 84:20 |
| لن | 1 | 90:5 |
| أليم | 1 | 44:11 |
| عظيم | 1 | 9:22 |
| عما | 1 | 15:93 |
| القرءان | 1 | 55:2 |
| الأولين | 1 | 26:137 |
| نوح | 1 | 37:79 |
| نذير | 1 | 35:23 |
| خلدون | 1 | 2:82 |
| نزل | 1 | 26:193 |
| المؤمنون | 1 | 23:1 |